HAMİLELİĞİN DÖRDÜNCÜ AYI

4 AYLIK GEBELİK (DÖRT AYLIK HAMİLELİK)
HAMİLELİĞİN DÖRDÜNCÜ AYI
(12.-16. HAFTALAR ARASI DÖNEM)

Annenin gebelikte sağlıklı olması sağlıklı bebek doğurması antenatal takiple sağlanır. Bu kontrollerde olabilecek sağlık sorunları erkenden belirlenebilir, gerekli önlemler zamanında alınabilir, doğumun doğru zamanda ve en iyi koşullarda yapılması sağlanır.

– Gebelikte sağlık bakımı ilk 3 ay içinde başlamalı, başlangıçta aylık kontroller yapılırken son trimesterda kontrol araları duruma göre sıklaştırılmalıdır.
– Her gebelik ayı kontrolünde ağırlık ölçümü, tansiyon ölçümü, bebeğin büyümesinin takibi, gebenin varsa mevcut şikayetleri değerlendirilir.

12 HAFTALIK HAMİLELİK
– Mesane üzerindeki rahimin baskısı ortadan kalkar ve sık idrara çıkma şikayetleriniz hafifler.
– Bebeğiniz bu haftadan itibaren artık parmağını da emmeye başlar.
– Bebeğin tüm organları artık oluşmuştur. Bu haftadan itibaren yapısı ve işlevleri belirlenmiş olan organlar artık hacim olarak büyümeye başlarlar. Parmaklarda tırnaklar ortaya çıkmıştır, saç ve tırnaklar uzamaya başlar. Barsakta peristaltik sindirim hareketleri başlamıştır
– Bu haftadan itibaren bebeğinizin kalp atışları 120-140/dk. arasındadır ve doğuma kadar da bu hızda atmaya devam eder.
– Bulantılar bu haftadan itibaren artık azalmaya başlarlar ve yorgunluk şikayeti de azalır.

13 HAFTALIK HAMİLELİK
– Bu dönemde karnınızda ve özellikle de sağ kasığınızda ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar büyümekte olan rahmin, rahimi yerinde tutan bağları ve özellikle de ligamentum rotundum (round ligament, yuvarlak bağ) adlı yapıyı germesinden kaynaklanan ağrılardır. Uterusun yuvarlak bağa göre daha hızlı büyümesinden kaynaklanan bu ağrılar çok uzun süreli olmazlar ve ligamentlerin uyum sağlamasıyla ortadan kaybolurlar.
– Bu dönemde özellikle erkek bebeklerin ultrasonda cinsiyetleri belli olabilir ancak bebeklerin cinsiyetleri sıklıkla 16. hafta ve sonrasında görülür
– Barsaklar karın içine olan göçlerini tamamlamak üzeredir. Karaciğer safra üretimine, pankreas da insülin üretimine bu gebelik haftasında başlar.

14 HAFTALIK HAMİLELİK
– Gebeliğin erken dönemlerinde ortaya çıkan şikayetlerin önemli bir kısmı kaybolur ve vücut gebeliğe uyum sağlamıştır. Yorgunluğunuz devam ediyorsa istirahat etmeye devam etmelisiniz.
– Kabızlık şikayeti ortaya çıkabilir. Lifli besinlerden zengin beslenmeli, tuvalet ihtiyacınızı ertelememelisiniz. Kabızlık şikayetiniz sizi çok rahatsız ederse doktorunuzun önerisine göre çeşitli ilaçları kullanabilirsiniz.
– Bu gebelik haftasından itibaren göğüslerinizde ve karnınızdaki toplardamarların daha da genişlemiş olduğunu fark edebilirsiniz. Meme uçlarınız büyür ve rengi koyulaşmaya başlar. Meme dokusu emzirme için yapmaya başladığı hazırlıkları hızlandırmaktadır.
– Bebeğiniz bu haftadan itibaren solunum yapma çalışmalarına hız verir. Gözler ve kulaklar gelişimini sürdürmekte, boyun uzamaktadır. Bebeğin başı daha da hareketlenmiş ve çenesine yaslanmış sabit pozisyonundan kurtulmuştur. Bebeğiniz artık ellerini ve ayaklarını kendi isteğine göre serbestçe hareket ettirmektedir.
– Bebeğinizin kalp atışları bu dönemde doppler cihazı yardımıyla duyulabilir.

15 HAFTALIK HAMİLELİK
– Elinizi karnınıza koyduğunuzda elinize top gibi, yumuşak bir kitle gelecektir. İşte bebeğiniz buradadır.
– Bebeğinizin kemik ve kas dokusu bu gebelik haftasından itibaren biraz daha hızlı gelişmeye başlar. Cildi bu haftada çok ince ve şeffaftır, ve cilt yüzeyinde belirgin damar yapıları izlenir. Lanugo adı verilen ipeksi cilt tüyleri de bu haftadan itibaren gelişmeye başlar. Bu tüyler 26. haftaya kadar varlığını sürdürür.
– Bu gebelik haftasında yapılan bir ultrasonda erkek bebeklerin testis ve penislerinin görülmesiyle büyük doğrulukla cinsiyet belirlenebilir ancak elbette gebeliğin daha ileri haftalarına kadar ve hatta bebek doğana kadar cinsiyeti belirlenemeyen bebekler de olabilir. Bu bir yandan bebeğin pozisyonuyla, öte yandan cinsiyetiyle (kız bebekler daha geç tanınır) ilgilidir.

16 HAFTALIK HAMİLELİK
– Bu haftalardan itibaren yüzünüzde ve vücudunuzun güneşe maruz kalan bölgelerinde lekelenmeler oluşmaya başlayabilir. Güneşe çıktığınızda koruyuculuğu yüksek güneş kremleri kullanarak bu lekelerin oluşumunu büyük oranda engelleyebilirsiniz. Bu lekeleri makyajla kapatmanızda bir sakınca yoktur.
– Bu haftadan itibaren özellikle daha önceden doğum yapmış anne adayları bebeklerinin hareketlerini hissetmeye başlayabilirler
– Damarlarınızdaki toplam kan miktarı tüm gebelik boyunca, gebelik öncesine göre %40-50 oranında artar. Bu artış gebeliğin en erken dönemlerinde başlar ve 16. haftada hızlanır. Kan miktarının bu kadar artmış olması burun tıkanıklığı ve burun kanaması gibi belirtilere neden olabilir.
– Artan kan hacmi büyüyen bebeğinizin ihtiyaçlarının karşılanması açısından önemlidir. Bu nedenle kalbiniz daha çok çalışır.
– Bebeğinizde nöral tüp defekti ve Down sendromu risk belirlemesi yapan üçlü test – dörtlü test ideal olarak 16-20 gebelik haftaları arasında uygulanır.

Kronik pelvik ağrının gastrointestinal nedenleri

KRONİK PELVİK AĞRI
Kronik pelvik ağrının tanımı “kadınlarda tedavi gerektiren ve fonksiyonel yetersizliğe neden olan en az 6 ay süren göbek altındaki karın bölgelerinde ve kasıklarda hissedilen ağrı” şeklindedir. Ayrıca anlatılmış olan kasık ağrısı konusuna buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kronik pelvik ağrının sebepleri arasında jinekolojik bazı nedenler olabileceği gibi, ürolojik yani idrar yolları ile ilgili, barsaklarla ilgili, kas-iskelet sistemi ile ilgili ve nörolojik sebepler de olabilir. Kronik pelvik ağrıya 18-50 yaş arası kadınlarda %14-25 oranında rastlanır.

Kronik pelvik ağrının jinekolojik nedenleri:
– Endometriozis (en sık jinekolojik nedendir)
– Adezyonlar (Karın içi yapışıklıklar)
– Myomlar
– Over (yumurtalık) kistleri
– Adenomyozis
– Pelvik konjesyon sendromu
– Vestibulit
– Kronik PID

Kronik pelvik ağrının gastrointestinal nedenleri:
– İrritabl barsak sendromu (en sık non-jinekolojik nedendir)
– Kronik appendisit
– İnflamatuar barsak hastalıkları
– Divertikülozis
– Divertikülit
– Meckel divertikülü
– Herni (fıtık)

Kronik pelvik ağrının ürolojik nedenleri:
– Anormal mesane fonksiyonu (Detrusor instabilitesi)
– Üretral sendrom (Kronik üretrit)
– İnterstisyel sistit

Kronik pelvik ağrının psikolojik nedenleri:
– Depresyon
– Somatizasyon
– Psikoseksüel bozukluk

Kronik pelvik ağrının kas-iskelet sistemi ile ilgili nedenleri:
– Sinir basısı (nörit )
– Fasiit
– Skolyoz
– Diskopati
– Spondilolistezis
– Osteitis pubis

Tanı:
Kronik pelvik ağrı hem şikayetlerin çeşitliliğinden dolayı hem de nedenleri çok çeşitli olabilmesinden dolayı tanısı zor bir durumdur. Tanıda hastanın detaylı öyküsü ve muayenesi dışında enfeksiyonu araştırmak için yapılan kan ve idrar tahlilleri, ultrason ve bazen karın içerisini gözlemek amacıyla laparoskopi gerekebilmektedir.

Polikistik over sendromu tanısındaki

POLİKİSTİK OVER TANISI
Polikistik over (PKO, PKOS, PCOS) tanısı (teşhisi) konulabilmesi için aşağıdaki 3 kriterden en az ikisinin olması gerekir:
(Rotterdam ESHRE, ASRM 2003)
1. Aşırı tüylenme, akne, saç dökülmesi olması veya kanda androjen (testosteron vb.) hormonlarında yükseklik saptanması
2. Seyrek adet görme (Oligo-anovulasyon, Oligomenore)
3. Overlerde (yumurtalıklarda) ultrason ile polikistik görüntü (fazla sayıda küçük kistler) izlenmesi

Yukarıdaki üç kriterden üçünün de bulunması şart değildir. Bazı polikistik over hastalrında nadiren adetler düzenli olabilir , diğer kriterler yani aşırı tüylenme ve overlerde polikistik görünüm mevcuttur. Bazılarında da aşırı tüylenme olmayabilir, diğer kriterler vardır. Bazılarında da ultrasonda overlerde kistler görünmeyebilir, overler normal görünümdedir. Şişmanlık PCOS’ta sık görülür ancak şart değildir ve zaten 3 tanı kriteri arasında yoktur.

Polikistik over sendromu tanısındaki kriterler yıllar içerisinde araştırma ve bilimsel kanıtlara bağlı olarak değişmiştir. Ancak burada hiçbir zaman değişmeyen bir kural vardır ki: “polikistik over sendromu tanısı koyduracak sabit hiçbir belirti, bulgu yoktur; hatta bazen bir kaç bulgunun varlığında bile tanıyı kesinleştirmek mümkün olmaz.” Örneğin yukarıdaki 3 kriterden ikisinin var olması polikistik over sendromu tanısı koyulması için son yıllardaki  bilimsel toplantılarda kabul edilmiştir ancak bu kriterlerle tanı koymak bile bazen zor olabilir, örneğin adet göreye başlanan ilk yıllarda seyrek ve düzensiz olması normaldir, bu hastada aynı anda ultrasonda overlerde polikistik görüntü olması iki kriterin tamamlanıp tanının kesin konulduğu anlamına gelmez her zaman. Polikistik over sendromu olmayan normal kadınların da yüzde yirmisinde overlerde ultrasonda polikistik görüntü saptanmaktadır. Sonuç olarak polikistik over sendromu tanısı her zaman iki kere iki dört eder gibi net ve kolay konulamaz, buradaki bulguları ve şikayetleri gösteren her hasta kendisinde polikistik over sendromu olduğunu düşünmemelidir. (Hastalar arasında bu tür endişe ve yanılgı çok sık görülmektedir.)

PKOS’ta ultrasonda overlerin görüntüsü:
– Boyutu artmış, hiperekojenik stromalı ve multipl periferik küçük antral follikül kistleri izlenir ultrasonda.
Ancak bu görüntünün ultrasında izlenemesi tek başına PKOS tanısı koydurmaya yeterli değildir!
Normal kadınların  %20 sinden fazlasında, hipotalamik-pitutuar aks disfonksiyonlarda, hiperprolaktinomalarda da aynı  polikistik over görüntüsü izlenebilmektedir.

Eski yıllarda tanıda kullanılan LH/FSH oranının 2’den büyük olması artık günümüzde tanı kriteri olarak kullanılmamaktaudr.

Ayırıcı tanı:
Polikistik over senromu ile karışabilecek şu durumlar ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmelidir.
– Cushing sendromu
– Androjen salgılayan tümörler
– Konjenital adrenal hiperplazi
Bu hastalıklar da aşırı androjen üretimi ve şişmanlık gibi PCOS ile benzer belirtilere neden olabilirler.